Tuğba & Gökhan l Ankara l Düğün

Herkese merhaba :)
Bir süre önce tatildeydim ve öncesinde paylaşıma izin verilen çekimim yoktu. Tatil dönüşü yoğun bir tempo beni bekliyordu ve biraz moladan sonra yine işbaşı yaptım.
Gelelim bugünkü çiftimin hikayesine, çiftim 30 Haziran’da evlenecekti aslında, randevularımın dolu olması sebebiyle 1 hafta öncesi boş bir günümü tercih ettiler. Yine erkenden Ankara için çekim vakti dedik ve yollara koyulduk… Kısa bir uçak yolculuğundan sonra başkent’e vardık, sağolsun Gökhan Bey bizi havaalanından aldı ve çukurambar S’lo da kahvaltı yerine bırakıp kaçtı, güzel bir kahvaltıdan sonra, hazır vakit varken öveçlerdeki teyzemizi ziyarete gittik, hem ziyaret hem ticaret esprisiyle onlarıda görmüş olduk :)
Sonrasında çekim için çiftimizle buluşup doğru 50.yıl parkı. Söylediklerine göre 50.yıl parkı Ankara’ya son kazandırılan parklardan biriymiş, havadar, güzel bir mekan yapmış büyükşehir, tepeden Ankara manzarasını seyretmek de mümkün, biraz güneş altında birazda püfür püfür bir çekim yaptık.
Tuğba Hanım gelinliği İstanbul’dan ayarlamış, tabiki Hasret Modaevi :)
Dönüş uçağına vaktimiz varken çekim bitimi AnkaMall’a gittik, böyle uzun günübirlik yolculuklarda şarjlar hiç dayanmıyor, ben biraz bankta otururken eşimde şarj cihazı almaya gitti. Derken yanıma bir bayan oturdu, kısa bir konuşmadan sonra oriflame ürünleri sattığını ve beni üye yapmak istediğini anladım, kibarca reddettikten sonra broşür bırakıp yanımdan ayrıldı, eşim hala gelmemişti, 5 dakika geçti geçmedi, şimdide bir bayan ve bir kız sağıma soluma oturdular, dedim bismillah n’oluyoruz? Bu bayanın çocukları varmış okuyormuş vs bir sürü maval okudu bana, velhasıl lif satıyormuş :) yani 10 dakika için beni mi buldu bu insanlar anlamış değilim şaşırdım kaldım, kadının eli çantasının içinde hırlı mı? hırsız mı? etraf türlü türlü insanlarla dolu, neymiş lif satıyormuş, başkası görmeyecekmiş, bazen böylelerine hiç taviz vermeyiz, bazen de boşta bulunuruz ya, nasıl yorulmuşum kimseyle uğraşacak halim yok, 5tl verdim lif vermenize gerek yok dedim, kadın ısrarla olmaz kabul etmem falan derken bir tane lif çıkardı çantasından, elime tutuşturdu, bir de diyor ki hemen koy çantana gözükmesin. Kadının şüpheli tavırları arasında lifi aldım, bir yandan da aklımda kırk türlü şey düşünüyorum, O ara eşim geldi kadın gider gitmez lifi çöpe attırdım :) eşimde şaşkın olan biteni anlamaya çalışıyor :) AnkaMall’da da böyle komik ve şaşırtıcı hadiseler yaşadım işte :) banada bir anı olarak kaldı :) eğer gerçekten ihtiyaç sahibiyse ben cüz’i miktardada olsa bağışta bulundum, lif bana lazım değil :) böyle işte ne idüğü belirsiz insanlar yanımıza sık sık yanaşır, kimi ihtiyaç sahibidir, kimi değildir, keşke bunları anlamak için bir yol olsa da 5tl değil daha fazla yardımda bulunsak.
Neyse yemeklerimizi yiyorduk ki bir AnkaMall hatırası da eşim yaşamadan olmaz, genelde o yaşarda bende istifade ederim olaylardan, bu sefer açılışı ben yaptım :) dedik bildiğimiz bir yere oturalım nereye nereye diye düşünürken Pizza Hut’a girdik, sınırsızları almış iştahla yiyorduk ki eşimin pizzasından uzun bir saç çıktı, bayan saçı belli :) gel de ye şimdi, eşim şefi çağırdı ve tabağını gösterdi, şef özür üstüne özür, bonesiz çalışmıyoruz da, tezgaha eğiliyorlar birinin üstünden düşmüştür vs vs… ikram üstüne ikram, bize özel pizza yaptırdı, pizza sonrası sufle ikram etti falan, ee herşeyde benim başıma gelecek değil ya, ailecek olayları üstümüze çekiyoruz vesselam :) dedik aman başımıza başka bir vukuat gelmeden havaalanına gidelim, neyse havaalanına vardık ve geceyarısı evimizdeydik, ertesi gün de İzmir çekimim olduğu için eve varır varmaz zaten çok yorulmuştuk dinlenmeye çekildik.
Başkent’e ben ısınmaya çalıştıkça, o beni geri itiyor, bu yaz bir kaç tane daha Ankara çekimim vardı, bakalım onlarda başımıza neler gelecek :) Umarım en az hasarsız atlatırız, çiftime ömür boyu mutluluklar :)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Goto Top